Eğitim

“Yönetmenlik ve öğretmenlik aynı ruha sahiptir.”

Yıllarımı akademide, sınıfta ve sette geçirdikten sonra şunu fark ettim: yönetmenlik ve öğretmenlik aynı damardan besleniyor. İkisinde de insanın içindeki potansiyeli ortaya çıkarmak, hayal gücünü tutuşturmak ve birlikte bir anlam yaratmak var. Birinde oyuncularla, diğerinde öğrencilerle çalışıyorum ama aslında her ikisinde de insanı yönlendiriyor, büyümesine tanıklık ediyorum.

“Bilinçli ve bilinçdışı”

Bir yönetmen olarak sürekli iki düşünme sistemiyle çalışıyorum. Yaratıcı süreçte bilinçdışına güvenirim — sezgiye, duyguya, ritme. Çünkü hayal gücü orada doğar. Sonra bilinç devreye girer: analiz etmek, yapı kurmak, yapılan seçimleri temellendirmek.

Eğitimde de öğrencilerime aynı farkındalığı kazandırmaya çalışırım: öğrenmek ve üretmek yalnızca düşünmekten ibaret değildir; hissetmek de bunun ayrılmaz bir parçasıdır. Her iki sistemi tanıyıp kullanabildiklerinde, kendi görme, üretme ve anlama biçimlerinde büyürler.

‘Duygu dokunur, akıl yön verir!’